Korumalı: TOG 18. Konsey katılımcıları kim olsun?
Çukurova Tog Atak’a kim gidecek?
Hangi Temalı Eğitimi Alalım?
4 Ekim Toplantı raporuna göre;
Toplantıda eğitim açığımız olduğu konuşulmuş ve en yakın ve en uygun olarak da 23-24 Ekim tarihlerinde eğitim ayarlanmaya karar verilmiştir.
Toplantı katılımcıları birden fazla olan temalı eğitimlerden aşağıdaki ikisini önceden alacak olmanın daha yararlı olacağını düşündüğü için aşağıdaki anket açılmıştır.
Oy verdikten sonra lütfen eğitime KATILMAYA da özen gösterelim.
4 Ekim 2010 Toplantı raporu
Katılımcılar: Canan, Yelif, Deniz, Volkan, Burcu, Ziya, Selin, Özge, Elif, Nazlı, Kerim
-Özge’den Güneş Kuşağı projesi eğitimi hakkında aktarım alındı. (Eğitimde “Age of stupid” isimli bir film izletilmiş belki bizde izleriz kendi aramızda denildi.)
-Okulun yeşil elektirik alışının somut faturasını görmeyi talep etmek üzerine konuşuldu.
-Klüp tüzüğü üzerinden geçildi.
-13-15 ekim arasında yapılacak olan klüp tanıtım günlerinde stand açılmasına, 18 ekimde tanışma toplantısı yapılmasına ve tanışma toplantısının broşür ve posterlerinin 11 ekim itibariyle dağıtılmaya başlanmasına karar verildi.
-Klüp tanıtım günlerinde stantta kimlerin duracağından Selin sorumlu olacak.
-Tanışma toplantısında yapılması planlanan tog u anlatan sunumun çok uzun olmamasına özen gösterilecek.
-Tanışma toplantısında herprojeden iki kişi bulunmasına (en az isteyen tümkadro gelsin) karar verildi.
-23-24 ekim tarihlerinde temalı bir eğitim yapılmasına karar verildi. Yeni gönüllülerin de ilgisini çekeceği düşünülen ”Demokrasi ve haklarımız ” ya da “Gençlik ve sosyal haklar” eğitimi ofisten talep edilecek.
Bu eğitimlerden hangisinin talep edileceğini açılacak anket belirleyecek. Gönüllüler perşembe akşamına kadar oylarını kullanabilecekler.
-29 ekim günü okulun tatil olması fırsat bilinerek önce sarı anahtar eğitimi yapılacak arkasından (tarlabaşı, sulukule ya da bir hayvan barınağına) ziyaret düzenlenecek
extralar:
-Dersler ve hocalar çekiştirildi.
Dış İletişim Sorumlusu ne yapar??
- Gönüllüler tarafından demokratik olarak seçilmiştir.
- Diğer sorumlular ile koordinasyon içinde çalışır.
- Raporlamasını/bilgilendirmesini ayda bir Koordinatöre yapar.
- Gerektiğinde ilgili projelerde yapılan toplantılara katılır.
- TOG Ofis İletişim Sorumlusu ile koordinasyon içinde çalışır. (Basın bülteni, TOGSES’e haber gönderilmesi, malzemeler)
- Tüm iletişim sorumluluları, projelerdeki iletişim sorumluluları ile haftada bir kez toplanırlar.
- Yerelin iletişim kanallarını TOG Ofis İletişim Sorumlusu ile koordinasyon içinde harekete geçirir. (basın, televizyon, e-posta grupları vb.)
- BilgiTog’un etkin bir şekilde tanıtım ve reklamları ayrıca “pr çalışmaları”nın düzenlenmesi; etkinlik afişlerinin asılması işi, Davetiyelerin gerekli yerlere ulaştırılması sağlanır.
- Kaynak sağlayıcılara “Teşekkür Belgelerini” TOG Ofis İletişim Sorumlusu ile koordinasyon içinde iletir.
- Yerelde ve ulusaldaki gerekli iletişim bilgilerinin veritabanını oluşturur ve günceller. (STKlar, resmi kurumlar, destekçi kişiler)
- En az bir projede gönüllü olarak yer alması önerilir.
- Ayda bir yapılacak sorumlular toplantısına katılır.
BilgiTOG’a Yeni Katılanlar!
BilgiTOG ailesine yeni katılan arkadaşlarımız aşağıdaki linke tıklayarak ulaşabilecekleri “İlk Adım İletişim Formu” nu doldurup Gönüllü Sorumlumuza (Barış Özçelikçi – barisozcelikci@hotmail.com) bu formu iletirlerse çok mutlu oluruz. Çünkü bu sayede her zaman sizlerle iletişim halinde olabilecek, BilgiTOG ve TOG genelindeki gelişmelerden sizi daha rahat haberdar edebileceğiz.
yattığın yerden eyle’m!
BilgiTOG Karanlığa Karşı Tepkiler 5 kapsamında çevreci etkinlikler gerçekleştiriyor. Temasını Çevre Sorunları olarak belirleyen KKT Projesi kapsamında ilk hareket olarak “350″ yazıldı. Katılan aşağı yukarı 25 kişi vardı. Hepsine bir teşekkürü borç biliriz. Umarız hayatlarında ufacık da olsa bir değişiklik yaratmıştır bu eylem… E.C.A. ve Serel sponsorluğunda gerçekleştirilen KKT projesi ve Çevre Projeleri etkinliklerine tüm hızıyla devam edecek… Bizi izleyin anacım baaaaaaaaayyy…. (arkada olacak o kadar jenerik’i…)
heee altta da habervesaire.com’da çıkan haberimiz var okuyunuz =))
Haber >>
“Oturduğun yerden çevreci mesaj vermek istemez misin?” Facebook’ta karşılaştığım bu ilginç soru beni sabah yapılacak haber toplantısı için gündem düşünmekten kurtabilirdi. İstanbul Bilgi Üniversitesi’nde (yani benim okulumda) bir grup gönüllü, çevreye duyarlı insanları okul bahçesinde oturmaya çağırıyordu. İyi de oturarak çevreye nasıl bir katkıda bulunmayı umuyorlardı?
Duyuruyu inceleyince, oturarak (hatta belki de yatarak) yapılacak bu katkının, hemen tüm dünyada ilgi uyandıran 350 hareketinin Türkiye’deki ikinci eylemi olduğunu öğreniyorum. Harekete ismini veren 350 ise, karbondioksit parçacıklarını ifade ediyor. Başını NASA’dan Dr James Hansen’ın çektiği bir grup bilim insanına göre insaoğlunun yeryüzünde güvenli yaşayabilmesi için, havadaki her 1 milyon parçacığın içinde bulunması gereken karbondioksit miktarının üst sınırı 350.
Hesap şöyle yapılıyor: Yakın zamanda gerçekleşen bir dizi araştırmaya göre yerkürenin ortalama sıcaklığının 2 derece artması, dünya üzerindeki canlı varlığını ciddi sıkıntıya sokacak. Bilim dünyasının ortak amacı, ne yapıp edip, giderek ısınan atmoseferi soğutabilmek. “Küresel ısınma” ya da “iklim değişimi” olarak nitelenen sıcaklık artışının ana nedeni de fosil yakıt tüketimi. Fosil yakıtlar atmosfere giderek daha fazla karbondioksit salınmasına neden oluyor. Yani atmosferdeki karbordioksit miktarıyla, gezegenin ısınması arasında doğrudan bir ilişki var.
Atmosferdeki her bir milyon parçacığın 450 adedinin karbonmonoksit olması durumunda, yukarıda bahsettiğim 2 derecelik ısınmanın gerçekleşeceğine kesin gözüyle bakılıyor. (Bu durum Uluslararası İklim Değişikliği Paneli’nde dile getirildi.) Şu anda 390 civarında. Ve karbondioksit sayısının her sene 2-3 parçacık arttığı düşünüldüğünde, 2029-2039 arasında, güvenli yaşam için kritik görülen sınır da aşılmış olacak.
İşte İstanbul Bilgi Üniversitesi Toplum Gönüllüleri Kulübü’nün (Bilgitog) davetiyle insanlar, hayatlarını güvenli kılacak bu 350’yi oluşturmak için santralistanbul’un çimlerinde buluşuyordu. Daha önce Moğolistan’dan Tanzanya’ya 181 ülkenin insanları da çeşitli formlarda 350 olmuştu. Türkiye’nin ilk 350’sinde de yine Bilgitog’un parmağı vardı. 18-21 Şubat 2010’da Sakarya’da gerçekleşen 15. Gençlik Konseyi’ne katılan 360 genç, hazır bir araya gelmişken, Bilgitog’un önerisiyle “350” oluvermişti. Sakarya’daki 350, hareketin merkezinin de dikkâtini çekmiş, www.350.org sitesinde “Daha önce Sakarya ile ilgili hiçbir şey bilmiyorduk. Ama Toplum Gönüllüleri Vakfı’ndan 350’yi aşkın kişi biraraya gelerek bu fotoğrafı oluşturdular…Sakarya’daki gençlerle çalışmalarımıza devam etmeyi dört gözle bekliyoruz…” mesajı yayınlanmıştı.
Gelgelim Sakarya’daki katılımcılar sayıca Bilgi Üniversitesi’nden fazlaydı ve 350 için oturmaları yeterli gelmişti. Görünen o ki, 21 Nisan’da santral çimlerinde toplanan 25 kadar öğrencinin yatarak eylem yapmaktan başka şansı yoktu!
Eylem saati geldiğinde ben de oradaydım. Ama görevim gereği, bu güzel bahar gününde çimlere sere serpe uzanmak gibi güçlükle yüzleşmek zorunda değildim! 350’ye, çayır çimene hakim bir eğitim binasının çatısından vaziyet ettim. Çünkü eylemin fotoğrafçısıydım ve o çayırda gerçek bir 350 görmek zorunda kişi de bendim. Çok şükür, uzaktan işaretleşerek bunu başardık. Eylemin “görünmez gücü” olmuştum!
Aklıma, eylemden önce okuduğum bir makalede, Küresel Eylem Grubu (KEG) sözcüsü Nuran Yüce’nin, “Tüm gezegen felaketin eşiğinde. Ya iklim değişimini durduracağız ya da bildiğimiz yaşam sona erecek. Sadece insanlık için değil, tüm canlı yaşamının niteliği değişecek, canlı türleri yok olacak” sözleri geldi.
İnsanlık kurtulacaksa çimlere otururuz, hatta gerekirse yatarız dahi! İklim değişikliğini böyle durdurabilmek çok daha güzel.
imza: Görkem Keser
27.04.2010 Koordinasyon Toplantısı raporu
- eğitimlere katılım sıkıntısı
- gönüllülerle iletişim durumu
- iç-dış iletişim eksikliği
- web’de duyurular ve tanıtım mevzuuuuu
- organizasyon eksikliği
- kaynak durumu nedir
- faaliyet raporları nerede





